×
7/24 DESTEK HATTI: 0850 340 34 34

Türk sigorta sektörünün değeri artıyor

Sigortacılığın prim üretimi ve poliçe sayısının ötesinde önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Koru Sigorta Genel Müdürü Kasım Yılmaz, artan riskler, teknoloji, yapay zekâ ve yeni dağıtım alanlarının sektördeki değişimi hızlandırdığını söyledi. Uzun vadeli büyüme kapasitesi ve değişen ihtiyaçlara çözüm üretme potansiyeliyle Türk sigorta sektörünün değerinin arttığını vurguladı.

Koru Sigorta Genel Müdürü Kasım Yılmaz, Türk sigorta sektörünün yalnızca prim üretimi ve poliçe sayısı açısından değil, üstlendiği riskler, sunduğu ürünler, kullandığı teknoloji ve ekonomiye sağladığı katkı bakımından da önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirtti. Ekonomik faaliyetlerin gelişmesi, şehirleşme, değişen yaşam biçimleri ve teknolojinin günlük hayatın ayrılmaz bir parçası hâline gelmesiyle sigortaya konu olabilecek varlıkların, faaliyetlerin ve sorumlulukların sürekli arttığına dikkat çeken Yılmaz, “Geçmişte ağırlıklı olarak araç, konut, iş yeri ve sağlık gibi temel alanlarda yoğunlaşan sigortacılık; bugün siber risklerden yenilenebilir enerji yatırımlarına, elektrikli araçlardan dijital platformlara, iklim değişikliğinden gelir kaybına kadar çok daha geniş bir alana yayılıyor. Bu gelişme, sigortacılığın büyümesini yalnızca mevcut ürünlerin daha fazla satılmasıyla açıklamanın yeterli olmadığını gösteriyor. Asıl büyüme, yeni ihtiyaçların doğru şekilde tespit edilmesi ve bu ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirilmesiyle gerçekleşiyor. Toplumun yaşam biçimi, işletmelerin çalışma yöntemleri ve bireylerin risk algısı değiştikçe sigorta ürünlerinin de değişmesi gerekiyor. Sabit ve standart poliçelerin yerini giderek daha esnek, kişiye özel, ihtiyaca göre şekillenen ve kullanım esaslı ürünler alıyor” açıklamasında bulundu.

TEKNOLOJİ SİGORTACILIĞIN SINIRLARINI GENİŞLETİYOR

Teknolojik gelişmelerin sigorta sektöründeki dönüşümün en güçlü itici unsurlarından biri hâline geldiğini vurgulayan Yılmaz, geçmişte uzun süren ve yoğun insan emeği gerektiren birçok işlemin artık dijital çözümler sayesinde daha hızlı, kolay ve düşük maliyetle gerçekleştirilebildiğini aktardı. Poliçe düzenleme, risk değerlendirme, hasar ihbarı, belge kontrolü, müşteri hizmetleri ve tazminat ödeme süreçlerinin dijitalleşmeyle birlikte önemli ölçüde hızlandığını belirten Yılmaz, “Sigortalılar artık günün her saatinde teklif alabilmek, poliçe satın alabilmek, hasarını bildirebilmek ve dosyasının durumunu takip edebilmek istiyor. Sektörün sunduğu hizmetin değeri de yalnızca teminatın kapsamıyla değil, bu hizmetlere ne kadar kolay ve hızlı ulaşılabildiğiyle ölçülüyor. Teknoloji bu beklentiyi karşılamanın yanı sıra sigortanın daha geniş kitlelere ulaştırılmasını da mümkün kılıyor. Yapay zekâ ise bu dönüşümü farklı bir boyuta taşıyor. Büyük miktarda verinin kısa sürede analiz edilmesi, risklerin daha doğru fiyatlanması, şüpheli işlemlerin belirlenmesi ve hasarların daha hızlı değerlendirilmesi mümkün hâle geliyor. Yapay zekâ, geçmişte insan gücü ve zaman yetersizliği nedeniyle gerçekleştirilemeyen pek çok analizin yapılabilmesini sağlıyor; karar vericilerin önündeki önemli sınırlamaları kaldırıyor. Bu sistemlerin amacı insanın yerini almak değil, insanın daha sağlıklı karar vermesini sağlamaktır. Doğru kullanıldığında yapay zekâ, çalışanların tekrarlayan işlerden kurtularak daha nitelikli konulara odaklanmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda müşteri ihtiyacının daha iyi anlaşılmasını, risklerin daha erken fark edilmesini ve kararların daha fazla veriye dayanmasını sağlıyor” diye konuştu.

SİGORTA SATIN ALMA SÜRECİNİN BİR PARÇASI OLUYOR

Sektörün önündeki önemli büyüme alanlarından birinin de gömülü sigortacılık olduğunu belirten Yılmaz, sigorta ürününün başka bir ürün veya hizmetin satın alma sürecine dâhil edilmesinin, sigortayı müşterinin ihtiyaç duyduğu anda ve bulunduğu yerde erişilebilir hâle getirdiğini ifade etti. Seyahat bileti alınırken sunulan seyahat sigortası ile elektronik ürün satın alırken önerilen cihaz koruma teminatını gömülü sigortacılığın en bilinen örnekleri arasında gösteren Yılmaz, bu modelin sigortaya erişimi önemli ölçüde kolaylaştırdığını söyledi. Gömülü sigortacılığın sigortayı ayrıca araştırılması ve satın alınması gereken karmaşık bir ürün olmaktan çıkararak günlük hayatın doğal bir parçasına dönüştürdüğünü belirten Yılmaz, “Bu model yalnızca sigorta şirketlerinin değil; bankaların, finansal teknoloji şirketlerinin, e-ticaret platformlarının, seyahat kuruluşlarının, perakendecilerin, mobilite şirketlerinin ve teknoloji girişimlerinin de ilgisini çekiyor” dedi.

Farklı sektörlerden şirketlerin sigortacılıkla daha fazla ilgilenmesinin yeni iş birliklerinin önünü açacağına dikkat çeken Yılmaz, geniş müşteri kitlesine sahip platformlar ile sigorta şirketlerinin teknik bilgi ve risk yönetimi yetkinliğinin bir araya gelmesinin önemli fırsatlar yaratabileceğini söyledi. Yılmaz, “Daha önce sigortaya ulaşamayan gruplar için yeni çözümler ortaya çıkabilir. Böylece sektör yalnızca kendi dağıtım kanallarıyla değil, ekonominin farklı alanlarıyla kurduğu ortaklıklar üzerinden de büyüyebilir” değerlendirmesini yaptı.

YATIRIMCILARIN İLGİSİ TESADÜF DEĞİL

Sigorta sektöründeki büyüme potansiyelinin yatırımcıların da dikkatini çektiğini ifade eden Yılmaz, sigorta şirketlerinin düzenli prim geliri elde etmeleri, uzun vadeli fon oluşturmaları, veri ve teknolojiyle ölçeklenebilmeleri ve ekonominin hemen her alanıyla ilişki kurmaları nedeniyle stratejik bir değer taşıdığını belirtti.

Yılmaz, Türkiye’nin genç nüfusu, gelişen ekonomik faaliyetleri, sigortalılık oranlarının artış potansiyeli ve henüz yeterince karşılanmamış koruma ihtiyacının sektörün gelecekteki değerini destekleyen önemli unsurlar olduğuna değinerek şu açıklamalarda bulundu: “Yeni ürünlere, dijital dağıtım kanallarına, yapay zekâya ve iş birliklerine yatırım yapan şirketler yalnızca bugünün prim üretimini değil, geleceğin sigortacılık modelini de oluşturuyor. Bu nedenle yatırımcıların sigorta şirketlerine ilgisi, sadece mevcut finansal sonuçlara dayanmıyor. İlginin arkasında sektörün taşıdığı uzun vadeli büyüme kapasitesi, sahip olduğu veri birikimi, güçlü dağıtım imkânları ve değişen ihtiyaçlara çözüm üretebilme potansiyeli bulunuyor”

GÜVEN SEKTÖRÜN EN DEĞERLİ SERMAYESİ

Sigortacılığın sürdürülebilir şekilde büyümesi için en önemli unsurun güven olduğunu belirten Yılmaz, sigortalıların ödedikleri prim karşılığında ihtiyaç duydukları anda haklarına ulaşabileceklerine inanmalarının sektör açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Son yıllarda sigortalının korunmasına, şirketlerin mali yapılarının güçlendirilmesine, süreçlerin daha şeffaf yürütülmesine ve denetimin etkinleştirilmesine yönelik düzenlemelerin güven ortamının gelişmesine katkı sağladığını ifade eden Yılmaz, resmî düzenlemelerin yanı sıra şirketlerin yeterlilik ve karşılık yapılarının daha yakından izlenmesi, tüketici haklarının güçlendirilmesi ve uyuşmazlık çözüm yollarının daha erişilebilir hâle gelmesinin sektörün kurumsal yapısını desteklediğini kaydetti.

Yılmaz, sigortalı açısından daha öngörülebilir ve şeffaf bir sistem oluşturulmasının mevcut müşterilerin memnuniyetini artırmanın yanı sıra sigortaya mesafeli duran kişilerin de sisteme katılımını kolaylaştıracağını dile getirdi.

SİGORTANIN ÖNEMİ DAHA DA ARTACAK

Sigorta sektörünün ekonomide yaratılan değeri ve kişilerin sahip olduğu varlıkları koruyan temel yapılardan biri olduğunu belirten Yılmaz, güçlü bir sigorta sektörünün yatırımların güvenle yapılabilmesi, işletmelerin risk alabilmesi, bireylerin geleceklerini planlayabilmesi ve büyük kayıpların ekonomik sistem içerisinde yönetilebilmesi açısından kritik rol üstlendiğini söyledi.

Türkiye’de sigortacılığın önünde önemli bir fırsat bulunduğunu ifade eden Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı: “Artan ve çeşitlenen riskler yeni ürünlerin geliştirilmesini gerekli kılıyor; teknoloji hizmetleri hızlandırıyor; yapay zekâ karar kalitesini yükseltiyor; gömülü sigortacılık yeni dağıtım alanları yaratıyor; düzenlemeler güveni artırıyor ve bütün bu gelişmeler yatırımcıların sektöre yönelik ilgisini güçlendiriyor. Türkiye’de sigortacılık geliştikçe yalnızca sigorta şirketleri büyümeyecek; bireyler, işletmeler, yatırımlar ve ülke ekonomisi de daha güçlü bir güvenceye kavuşacaktır. Sektörün gelecekteki gerçek değeri ise değişimi izleyen değil, değişen ihtiyaçları önceden görerek yeni çözümler üreten bir yapıya dönüşme başarısıyla belirlenecektir”

 

 

HIZLI ERİŞİM

0850 340 34 34

numarasından iletişime geçebilirsiniz